Safari seyahati nasıl planlanır? Safari seyahatine Nasıl gidilir ?

Reklam

Yeni başlayanlar için Afrika’da safari ... Sabahın en erken saatlerinin kendine has serinliği, sonsuz bir düzlük, karşımızda gölgesi kendisine yaramayan ağaçlar…

Beş büyüğün izinde günler geçirmek üzere Masaai Mara Milli Koruma Alanı’ndayım. Dürbünüm her an elimde ama 20 yılı aşkındır safari rehberliği yapan şoförümüz Peter, her türlü canlıyı çıplak gözlerle daha iyi tespit ediyor. Akbabalar, babunlar, zebralar; zürafalar, aslanlar, filler; timsahlar, çitalar, hipopotamlar… Günlerim, belgesellerde izlemeye alışkın olduğum sahnelerin gözlerimin önünden bir bir akmasıyla geçiyor. Afrika’da safari yapmak bir ömür boyu hatırlanacak deneyimlerle eve döndürüyor.

- Reklam -

Deneyimi ömürlük ama organizasyonu çetrefilli. Değer mi? Hem de her bir anına! Peki bir tur hizmeti satın almadan safari seyahatine çıkmak istiyorsanız, kendi kendinize bu geziyi nasıl organize edebilirsiniz? İşte, yeni başlayanlar için adım adım safari planlama kılavuzu !
Safari seyahati nasıl planlanır?

Safari planlarken düşünmek gereken birkaç konu var. Öncelikle safariye kaç gün ayırabileceğinize, gidilecek ülkeye ve safari yapılacak parka karar vermek gerekiyor. Bu kararlar da yılın hangi döneminde ve kaç kişiyle seyahat edileceğinden oldukça etkileniyor. Biz, yaz aylarına denk gelen uzun bayram tatilimizi düşünerek dokuz günlük bir seyahat planladık. Ne kadar kalabalık bir grup oluşturabilirsek masrafları o kadar bölüşeceğimizden altı kişilik bir grup kurduk ama nihayetinde türlü sebeplerden üç kişiye düştük. Yine de seyahat için doğru yol arkadaşlarını tutturmuştuk. Böyle bakınca, aslında, iyi bir seyahatin en kritik unsurunu tamamladığımıza inanıp plandan vazgeçmedik.
Safari Süresi

Safariye ne kadar süreliğine çıkmak gerektiği tam anlamıyla kişisel bir karar. Kimi, parklarda görülen canlılar bir süre sonra aynılaşmaya başladığından birkaç günü yeterli buluyor. Kimi ise onlarca günlük safarilere çıkıyor. Biz, seyahatimizin yalnızca yarısını safariyle geçirmeyi planlayıp, 3 gece-4 günlük bir safaride karar kıldık. 4 günlük safari sonrasında ise ben ikinci grupta yerimi aldım. Zira, aylarca süren bir safaride bile olsaydım, her güne zürafaları selamlayarak başlamaktan, öğlen maymunlardan yemek kaçırarak piknik yapmaktan, akşamüzeri avlanmak üzere olan bir aslanı, dikkatini dağıtmadan takip etmekten hiç sıkılmazdım.

Ülke seçimi
Doğu Afrika’ya safariye gitmenin bir sezonu olsa da bu coğrafya yıl boyunca doğaseverlere, maceraperestlere ve meraklı ruhlara hitap eden fırsatlar sunuyor. Tanzanya ve Kenya’da her sene “Büyük Göç” yaşanıyor. Afrika antilopları, Tanzanya’daki Serengeti Parkı’ndan başlayıp yağmuru takip ederek Kenya’daki Masaai Mara’ya ulaşıyor. Sürü, “kurak sezonda” aslanlara, “yağışlı sezonda” nehirlerde bekleyen timsahlara yakalanarak göçü tamamlıyor. Eğer Büyük Göç’ü deneyimlemek istiyorsanız, sürünün hangi dönemde nerede olacağına dikkat etmeniz gerekiyor. Biz, temmuz başında seyahat ederken antilopların Tanzanya-Kenya sınırında olması bekleniyordu. Bu yüzden biz destinasyonumuzu Kenya olarak seçip, ardından güzel bir deniz tatili için Zanzibar'a (Tanzanya'ya) geçmeyi planladık.

Uçuşlar

Uçuş süresine göre kıyaslanırsa Doğu Afrika’ya uçmak pahalı. Yüksek sezon olan temmuzda fiyatlar daha da artıyor. Ancak, bu rota üzerinde sık sık düzenlenen kampanyaları takip edebilir, bileti uçuş mili biriktirerek alabilir veya aktarmalı uçuşları tercih ederek uygun fiyata getirebilirsiniz. Türkiye’den bölgeye doğrudan ya da aktarmalı uçan havayolu şirketleri bulunuyor. Biz millerimizi kullanarak biletimizi bin lira dolaylarında kapattık.

Park seçimi

Kenya ve Tanzanya’da safari için uygun pek çok park bulunuyor. Canlı çeşitliliği de parka göre değişiyor. Büyük park, büyük canlılar demek. Öte yandan, birden fazla parkta safari yapmak da mümkün. Ayırdığınız süreye göre doğası ve barındırdığı canlılar bakımından farklı birden fazla parkı ziyaret edebilirsiniz. Kenya’da, genellikle savana (sonsuz düzlük anlamına geliyor) parkları ve içinde göl bulunan parkları birleştiriyorlar. Tanzanya’da ise krater gibi doğal oluşumları da görebileceğiniz parklar da bulunuyor.
Biz, Kenya’daki Lake Nakuru Milli Parkı’nda kuş türlerini ve göl hayvanlarını görmeyi, Maasai Mara’da ise Büyük Göç’e şahit olmayı ve “Büyük Beş” denen grubu görmeyi tercih ettik. Bu grubun içinde fil, leopar, aslan, bufalo ve gergedan bulunuyor. Bir tek leoparla karşılaşmadık ama onun yerine çita gördük.
Konaklama ve rehber seçimi

Eğer bütçe-konfor-kapsam ekseninde optimumu hedefliyorsanız hazırlığın en zorlu aşaması burada başlıyor. Öncelikle, parklara ancak lisanslı bir rehber eşliğinde girme izni var. Her acentenin arabaları, anlaşmalı otelleri ve rehberlerinin bilgi seviyesi de birbirinden farklı. Bu yüzden işe, gidilecek ülkenin resmi sayfalarında yer alan lisanslı acentelerle yazışmalar yürüterek başlamak gerekiyor.

Safariyi kendinize/grubunuza özel alabileceğiniz gibi, başka gruplarla birleştirerek masrafları da paylaşabilirsiniz. Fakat unutulmamalı ki safari, Swahili dilinde uzun yolculuk demek. Bu uzun yolculuk sırasında, bozuk olan yollar sebebiyle yerlilerin “Afrika masajı” dediği durumu deneyimliyorsunuz. Bu da grup üyelerinin midesini kötü etkileyebiliyor. Biz biraz fiyat farkı ödeyerek aracı bize özel kullanmak istedik. Ayrıca, hem fotoğraf çekimi için daha uygun olduğundan hem de hayvanlara yaklaşırken tedirgin olmayalım diye üzeri açılabilir 6 kişilik jeep tuttuk.
Konaklamaya gelince, kamplardan havuzlu lodgelara kadar bütçeye göre değişen seçenekler mevcut. Biz en başta kamp safarisinden yanaydık. Hem şehir hayatından bezmiş gezginler olarak doğanın ta kendisi olmak, yıldızlı Afrika göğü altında sessizliğe doymak istiyorduk. Hem de kamp safarileri diğerlerine göre daha uygun fiyatlıydı ve parkı terk etmek zorunda kalmayacaktık. Ancak kamp tecrübesi az olan bizler için Afrika zorluydu. Gece kamp alanları çok ıssızdı ve hayvanlar rahatlıkla yaklaşabiliyordu. Bu yüzden kamp sırasında ışık ve sese kesinlikle izin verilmiyordu. Bu yüzden bütçeyi biraz yükseltip "lüks çadır" opsiyonunda karar kıldık. Ancak, çadırın hallicesi olmasını beklediğimiz lüks çadır, üst düzey konforuyla bizi hayli şaşırttı ve sevindirdi.

Konakladığımız alanda odaların her birinin ayrı güvenlik görevlisi vardı ve sabaha kadar nöbetleşe odaların etrafında geziyorlardı. Buna rağmen, Nakuru Gölü yakınlarındaki konaklamamızda odamızı babunlar bastı ve yiyeceklerimizi çaldılar! Masaai Mara’da ise konakladığımız alanda geçmiş yıllarda leopara rastlanmıştı. Odamıza, leoparla karşılaşmamız durumunda yapmamız gerekenlerin yazılı olduğu bir not bırakmış, anahtarlıklarımıza da acil durumlarda çalmamız için düdük takmışlardı. Neyse ki, dikkatli olunmadığında oldukça tehlikeli olabilecek safari seyahatimizde maceralarımız hep babunlarla sınırlı kaldı. Zaten, dediklerine göre leoparlar çok utangaç canlılarmış. Yalnızca leoparla karşılaşırsak koşmamamız lazımmış ki takip etme güdüsünü dürtmeyelim!
Vize ve aşılar

Kenya vizesi online olarak başvurulup ertesi gün alınabilir. Tanzanya vizesine ise kapıda başvurulabiliyor. Seyahat için zorunlu tutulan bir aşı yok. Ancak biz, hem haziran-temmuz ayları menenjit kuşağında olduğu için hem de bunu bir tür seyahat yatırımı olarak görerek aşı olduk. Seyahat Sağlığı Merkezlerinde bu ve benzeri gerekli aşıları ücretsiz olarak yaptırabilirsiniz. Dilerseniz, seyahatinizi kapsayan bir sıtma ilacını da yine bu merkezlerden ücretsiz olarak edinebilirsiniz.
Son büyük tavsiye

Eğer benim aksime seyahat etmek için geniş zamanlarınız varsa, yapabileceğiniz en iyi şey Nairobi'ye erken giderek birkaç gün orada kalmanız olur. Böylece etraftaki yerli acentaları keşfedebilirsiniz. Orada olduğunuz süre boyunca gezginlerle tanışıp kendi grubunuzu da kurabilir ve seyahatinizi çok daha uygun fiyata getirebilirsiniz. Benim vaktim kısıtlı olduğu için bu imkânı değerlendiremedim ama uçakta tanıştığım, tek başına seyahat eden bir gezginle birkaç gün sonra safari esnasında şans eseri yeniden karşılaştım. O, aynen böyle yapmıştı.
Özge KARAKAYA / Instagram: @baskabiryerdeyim

- Sponsorlu Bağlantılar -